Klasik Masaj ( İsveç Masajı )

Klasik Masaj ( İsveç Masajı )

Uzmanlar; vücuda kısmen (lokal) veya tamamen uygulanan klasik masaj ile dolaşım hızını arttırarak dokuları-hücreleri canlandırır, dolaşımı düzenler, kas gerilimini azaltarak konsantrasyonu güçlendirir. Önemli olan masaj yaptıran kişinin günün yorgunluklarından ve stresinden kurtulmasına yardımcı olmak; rahat ve keyifli bir ortamda kendini zinde ve dinlenmiş hissetmesini sağlayabilmektir.

Genellikle vücudun güne zinde başlamasına ya da yaşamın gündelik yorgunluk ve sıkıntılarından kurtulmak amacı ile yapılan genel dinlenme ve gevşeme yöntemi olarak kullanılan masaj türüdür. Önemli olan masaj yaptıran kişinin rahat ve keyifli bir ortamda kendini zinde ve dinlenmiş hissetmesinin sağlanabilmesidir. Genellikle masaj yağı ile yapılır ancak isteğe bağlı olarak bazı durumlarda kayganlaştırıcı malzeme kullanmadan da klasik masaj uygulamak mümkündür.

Klasik Masaj ( İsveç Masajı ) Nasıl Yapılır?

Öfleraj, petrisaj, friksiyon, tapotement ve vibrasyon manipülasyonlarını içeren batı tekniği ile yapılan bir masajdır.

SIVAZLAMA (ÖFLERAJ) : Klasik masaj öflerajla başlar ve öflerajla biter. Bölgesel olarak sıvazlama, tek elle, çift elle, avuç içiyle parmaklarla ya da el sırtıyla yapılabilir. Uyugn bulunursa kolda veya baldırda tek elle yapılan sıvazlama sırt masajında iki elle uygulanabilir. Ayak altında ve parmaklarda ise öfleraj için el ayası ve parmaklar kullanılabilir. Öfleraj kalp yönüne doğru derin basınçla uygulanır ki buna derin öfleraj denir. Başlangıç noktasına dönüşte yani ters yönde ise basınç azaltılır. Buna da yüzeysel öfleraj denir.

YOĞURMA (PETRİSAJ) : Petrisaj kası doğrudan ele alan etkili bir masaj manipülasyonudur. Tek elle veya çift elle uygulanabilen yoğurma hareketleriyle kas, sıkıştırılır ve esnetilir. Kas, tıpkı bir hamurun yoğrulmasına benzer tarzda hareket ettirilir. Petrisaj hareketi ile sıvazlamanın tersine yüzeysel fasya ve onun altındaki dokular sıkıştırılarak esnetilir. Bu şekilde kısalmış dokuların gerilmesi ve yapışık dokuların açılaması hedeflenir. Petrisajın etkili olabilmesi için derin ve yüzeysel dokuların sıkıştırılmasından kaçınmak gerekir. Bunun için uygulama sahasının büyüklüğü azaldıkça basınçta azaltılır. Petrisaj hareketlerinin yavaş, yumuşak ve ritmik şekilde uygulanmsu kadar masörün dokuları tam olarak kavraması da önemlidir. Petrisajda kasa uygulanan basınç kesiklidir. Hareket kas liflerinin seyrine göre yapılmayabilir. Ancak kasın tamamı esnetilmeli ve yoğrulmalıdır. Kan dolaşımında hızlanma artık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar. Yoğurma hareketi kasların dinlendirilmesinde son derece etkilidir. Deride hiperemi (kızarıklık) gözlenir. Derinin kan akımında hızlanma esnekliğinde artma ve yumuşama beklenir.

FRİKSİYON : Başparmak, elin uçları veya elin bütünü ile yapılabilir. Belirli bölgeler üzerinde basınçla yapılan dairesel hareketlerdir. Dokular üzerindeki etkisi basıncın şiddetine göre değişir. Sertleşmiş deri dokularına uygulanan friksiyonda deri, deri altı doku üzerinde hareketlidir. Daha derinde kas dokusunu etkilemek amacıyla yapılacak friksiyonun basıncı ise daha fazla olmalıdır. Derin friksiyon masajında derinin kayması istenmez. Basıncın etkisini artırmak için eller üst üste konulur. Kas içindeki fibrostik nodülleri dağıtmak için yapılır. Ağrılı bir manipülasyondur. Kas içi kanamalara neden olabilir. Sırt masajında friksiyon daha çok, gergin doku sahalarının yoğun olduğu kürek kemiği etrafında kullanılır. Friksiyonda uygulanacak basınç sık olmalı fakat dokunun yapısını bozacak kadar ağır olmamalıdır. Dokunun hareket yeteneğini artırmak beklenir. Uygulama bölgesinde hiperemi oluşur. 

DARBELEME (TAPOTEMENT) : Kassal uyarı için yapılan bir masaj manipülasyonudur. Örneğin, sporda aktivite öncesinde hazırlık masajında kaslar darbelemeyle uyarılır. Uygulamada eller ritmik olarak o bölgeye çarptırılır. Tapotement spor dışında hastalık tedavilerinde kullanılabilir. Örneğin akciğer sekresyonlarının boşaltılması amacıyla yapılan postüral drenaj da göğüs kafesi üzerinde uygulanır. Diğer bir şekilde ampütasyonlardan sonra güdük ucunun proteze uygun hale getirilmesi ve setleştirilmesi amacıyla yapılır. Darbelemede diğer masaj manipülasyonlarında olduğu gibi dolaşımı artırıcı etki beklenmez. Damarlarda önce bir daralma ve ardından genişleme olur. Kas tonusunda hafif artma beklenir. Darbeleme sırasında dudaklarda gerilme ve kasılma gözlenir. 

VİBRASYON (TİTREŞİM) :Genellikle bütün avuçla daha nadir olarak ta parmak uçlarıyla uygulanır. El kaydırmadan doku üzerinde sabit kalır veya belli bir yönde yavaşça yürütülebilir. Çok kısa frekanslarla yapılan titreşim dokuya aktarılır. En nitelikli vibrasyon elektrikli masaj aletleriyle elde edilir. Kas spazmı çözücü ve ağrı azaltıcı etkisi vardır. Kas gerginliğini giderebilen en önemli masaj hareketidir. 

Refleksoloji

Refleksoloji

Kökeni uzak doğu’ya uzanan Refleksoloji, vücuttaki gerilimi almak ve nörolojik hastalıklarda destek tedavi sağlamak amacıyla, ayaklardaki belirli noktalara uygulanan bir masaj tekniğidir.

Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişi olduğu bilinen refreksolojinin ilk uygulama yeri Çin olarak bildiriliyor. Günümüzde tamamlayıcı tıp kategorisinde yer alan Refleksoloji, bedendeki serbest enerji akışını sağlamak amacıyla kullanılan etkili ve zararsız bir yöntem olarak kabul ediliyor.

Nasıl Uygulanır?
Ayak tabanındaki refleks noktalarına, el ve parmak teknikleriyle ya da ahşap bir çubukla basınç yaparak uygulanıyor. Uygulama sırasında kişi rahatça koltuğa uzanıyor ve ayaklarını tabureye koyuyor. Ayağın refleks noktalarına parmak ya da çubukla basınç uygulanıyor. Kişinin vücudundaki sorunlu bölgeyle ilgili noktaya basınç uygulandığında bir miktar acı hissetmesi doğal karşılanır. Seans boyunca ayaktaki tüm refleks noktaları el hareketleriyle tek tek uyarılıyor.

Yararları Nelerdir?
Öncelikle uygulama sonunda tüm bedeninize masaj yapılmış gibi rahatlama hissediyorsunuz. Sinir sisteminiz rahatlıyor, kan dolaşımınız hızlanıyor ve derin dinlenme sağlanıyor. Ayrıca uyku kalitesini artırma, enerji akışını dengeleme, bağışıklık sistemini güçlendirme, vücudu toksinlerden arındırma gibi daha bir çok yararları bulunuyor.

Hangi hastalıklarda uygulanabilir?
Beden fonksiyonlarını normalleştirmeye bağlı olarak birçok hastalıkta büyük ilerleme sağlıyor. Başta stres ve anksiyete bozuklukları olmak üzere, panik atak, depresyon, uykusuzluk, bel – boyun fıtığı, otizm, felç, migren, hormon sorunları, romatizma, astım, hazımsızlık, regl ağrıları(Amerika;da yapılan bilimsel bir araştırmaya göre Refleksoloji’nin, Regl öncesi gerginliği % 45 oranında azalttığı kanıtlanmıştır.) gibi pek çok hastalıkta destek tedavi olarak kullanılıyor.

Kimlere tavsiye edilmez?
Refleksoloji’nin özellikle hamileliğin ilk 6 ayında, kanser ve damar tıkanıklığı olan hastalarda, varis sorunu yaşayanlarda ve şeker hastalarında uygulanması tavsiye edilmiyor. Ayrıca uzman olmayan, fizyoloji ve anatomi bilgisine sahip olmayan kişilerce yapıldığında yarardan çok zararını görmenizde mümkün.

Nasıl öğrenilir?
Temel eğitimi 3 günde alınsa da reflekslere verilen tepkileri okumak 1 yıl gibi bir süreyi kapsıyor. Refleksoloji eğitimi verilen kurslar ülkemizde mevcut. Bu kurslarda; ayağın anatomisi, reflekslerin yerlerini saptayabilme, Refleksoloji Teknikleri gibi dersler veriliyor. Bugün bazı Avrupa ülkelerinde Refleksoloji eğitimi veren okullar da bulunmaktadır.

Refleksoloji, batı ülkelerinde en çok kullanılan yöntemlerden biri olarak gösteriliyor. Özellikle engelli çocukların fiziksel ve zihinsel tedavisinde ve de felçli hastalarda yardımcı tedavi olarak yoğun biçimde kullanılıyor. Uygulanan terapi, fizik tedavi çalışmalarındaki verimliliği artırıp, daha çabuk sonuç alınmasını sağlıyor. Kişinin istek ve ihtiyacına göre değişse de terapinin haftada bir uygulanması yeterli görülmektedir.

Tıbbi Sülük Tedavisi Öncesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir

Tıbbi Sülük Tedavisi Öncesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir ?

Uygulama yapılacak kişinin doktor tarafından uygunluğu gereklidir. Uygulama yapılacak kişinin kan değerlerinin normal ya da normalin üzerinde olması, uygulama yapılmasına engel bir hastalığının bulunmaması, kan sulandırıcı ilaç kullanmıyor olması gerekir.

  • Uygulama öncesi, vücuda parfüm, krem, losyon gibi kokulu ürünlerin kullanılmaması
  • Uygulama öncesi tansiyonun normal seyirde olması.
  • Uygulama yapılacak malzeme ve ortamın hijyen kurallarına uygun olması, uygulama esnasında hekim ve sağlık personelinin bulunması.
  • Kullanılacak sülüğün tıbbi sülük olması ve kullanım öncesi ozonlu su ya da hidrojen peroksit solüsyon ile sterilizasyonunun yapılmış olması.
Tıbbi Sülük Tedavisi Hangi Durumlarda ve Hangi Bölgelere Uygulanmaz?

Tıbbi Sülük Tedavisi Hangi Durumlarda ve Hangi Bölgelere Uygulanmaz?

Sülük tedavisi uygulamasında dikkat edilmesi gereken noktaların başında hastanın anemi (kansızlık) sorununun olmaması, kan sulandırıcı ilaç kullanmıyor olması, pıhtılaşmaya engel bir hastalığının bulunmaması ve vücudunda aktif bir kanama odağının bulunmaması gelir. Ayrıca gebelerde ve emziren annelerde, kontrolsüz diyabet hastalığı veya kalp yetmezliği olanlarda da sülük tedavisi uygulanmaz.Kanama Diyatezleri (Hemofili gibi)

Aktif Kanama Odağının Varlığı

  • Ciddi Anemi (Hb < 10)
  • Cerrahi Girişim Öncesi
  • Kan Sulandırıcı İlaç Kullanımı
  • Gebelik ve emzirme durumlarında sülük tedavisi uygulanmamaktadır.

Tıbbi sülük tedavisi uygulamasında sakıncalı bölgeler ise ;

  • Yumuşak Cilt Bölgeleri (Göz kapağı çevresi gibi)
  • Keratinize Bölgeler (Avuç içi, ayak tabanı gibi)
  • Önemli Damarların Üzeri (Boyun, çene altı, koltuk altı, kasık gibi)

Bu bölgeler dışında vücutta her bölgeye sülük uygulanabilir. Hastanın şikayetine göre akupunktur noktalarına yapılan uygulamalardan daha iyi netice almak mümkündür. Kliniğimizde, uygulama yapılacak noktalar hekimimiz tarafından belirlenmektedir.

Tıbbi Sülük Tedavisi Hangi Hastalıklarda Kullanılır, Uygulamayı Kimler Yapmalıdır

Tıbbi Sülük Tedavisi Hangi Hastalıklarda Kullanılır, Uygulamayı Kimler Yapmalıdır?

Sülük tedavisi kliniğimizde; varis, hemoroid, derin ven trombozu ve periferik arter tıkanıklıkları gibi damarsal sorunlarda, artroz, artrit, menisküs, bel-boyun fıtıkları gibi iskelet sistemi hastalıklarında, egzama, sedef hastalığı başta olmak üzere birçok cilt hastalığında, göz hastalıklarında gözün damar-sinir-makula ve retina şikayetlerinde, migren – fibromiyalji gibi stres kökenli ağrı şikayetleri ile bağışıklık sistemine bağlı kronik hastalıkların tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.

Sülük tedavisi ve tüm doğal tedavi metotları, insan vücuduna müdahil bir tedavi yöntemi olduğundan dolayı direk insan sağlığını etkilemektedir. Bu anlamda bu tedavilerin, doktor ya da tıbbi eğitimi olan sağlık personelleri tarafından yine doktor kontrolünde yapılmasına dikkat edilmelidir. Maalesef günümüzde yetkisiz kişiler tarafından bilinçsizce yapılan uygulamalarda yaşanan komplikasyonlara sıklıkla rastlamaktayız. Bu konu da tedavi yaptıracak olan kişilerin müracaat edeceği yerde, mutlaka bu tedavilerde tecrübe sahibi ehil hekim bulunmasına ve sağlık bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş olmasına dikkat etmeleri gerekir.

Sülük tedavisinin etkin bir şekilde kullanıldığı hastalıklar aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Göz Hastalıkları (Behçet – Üveitler, Glokom, Makulopatiler, Sarı nokta, Diyabetik retinopatiler,Hipertansif retinopatiler, Retinitis pigmentosa , Optik sinire ait problemler ve Optik atrofiler gibi gözün damar,sinir,makula ve retina hastalıkları )
  • Varis ve venöz damar sorunları
  • Romatoid artrit ve diğer romatizmal hastalıklar
  • Artroz ve eklem kireçlenmeleri
  • Migren ve gerilim baş ağrıları
  • Baş dönmesi, kulak çınlamaları ve meniere sendromu
  • Her türlü kas ağrıları, fibromiyaljiler, huzursuz bacak sendromu
  • Boyun fıtığı, bel fıtığı, tendinit- tenosinovit- bursit ve ağrıları
  • Dejeneratif sinir sistemi hastalıkları ve felçler ( ms, polinoropati, parkinson gibi…)
  • Egzama,ürtiker,sedef ve akneler
  • Kronik hepatit ve karaciğer hastalıkları
  • Anksiyete, panik atak
  • Bağışıklık sistemi hastalıkları ve kronik yorgunluk sendromu
Sülüğün Tıbbi Etkileri ve Biyoaktif Salgı İçeriği Nelerdir

Sülüğün Tıbbi Etkileri ve Biyoaktif Salgı İçeriği Nelerdir?

Sülüğün tıbbi etkileri 3 ana maddeye ayrılabilir ;

  1. Flebotomi (içindeki pıhtıyı yok etmek üzere bir damara müdahale)
  2. Refleks Uyarım
  3. Biyoaktif Salgı İçeriği

Sülükler, kan emerken vücuda kendi ürettikleri salgıyı verirler. Bu salgı şu ana kadar izole edilebildiği kadarıyla 106 biyoaktif etken madde içermektedir. Bu maddelerin bir kısmı kanın pıhtılaşmasını engellerken bir kısmı oluşmuş pıhtıları eritmekte, birkaçı ağrı kesici özellikler sergilemekte, bir bölümü de kan basıncını dengelemektedir. Ayrıca sülük tedavisinin antidepresan, antibakteriyel, antioksidan etkinliği de yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur.

Sülüğün tıbbi etkilerinin tamamı şu şekilde sıralanabilir

  • Antibakteriyel
  • Analjezik
  • Antiromatizmal
  • Antihipertansif (yüksek tansiyon karşıtı)
  • Antidepresan
  • Myorelaksan (kas gevşetivi)
  • Antioksidan
  • Nörotrofik (sinir hücresi yenileyici)

Sülüğün biyoaktif salgı içeriği

  • Antielastase : Cilt yaşlanmasını geciktirir.
  • Antistasin: Protrombinaz inhibitörü
  • Asetilkolin like substance: Vasodilatör etki
  • Apyrase : Kan vizkozitesini azaltır, kanı sulandırır, akışkanlığını arttırır.
  • Bdellins : Analjezik, Antiinflamatuar, Nörotrofik
  • Bdellastasin: Analjezik, antiinflamatuar, Nörotrofik
  • Bivaluridin: Trombin inhibitörü
  • Calin : Trombosit agregasyonunun önler, kanama süresini uzatır.
  • Carboxypeptidase A inhibitor : Kan pıhtılarını eritir.
  • Chloromycetyn: Antimikrobiyaller
  • Collagenase: Doku geçirgenliğini arttırır
  • Complement inhibitor: Hasarlı komplementlerin yerine görev görür.
  • Decorsin: Trombosit agregasyonunun önler.
  • Destabilase : Antimikrobiyal, F XIII inhibitörü, Nörotrofik
  • Eglins : Antiinflamatuar, inflamasyon aktivitesini inhibe eder.
  • Factor Xa inhibitor : Pıhtılaşma sürecini inhibe eder.
  • Fibrinases: Yara ve skar dokusu iyileşmesini hızlandırıcı
  • Gama-Glutamyl Transpeptidase: Vücuttaki GGT’ye benzer etki
  • Gelin: Kanın pıhtılaşmasını önler
  • Ghilanten: Protrombinaz inhibitörü
  • Guamerin: Analjezik, antiinflamatuar
  • Hementin: Fibrinolitik
  • Hementerin: Fibrinolitik
  • High-molecular-weight bdellin B: Nörotrofik
  • Hirudin: Kanın pıhtılaşmasını önler
  • Hirustasin : Kan basıncını korur, tansiyonu dengeler
  • Histamin like substances: Vasodilatör etki
  • Hyaluronidase : Doku geçirgenliğini arttırır, antibiyotiklerin etkisini yükseltir.
  • Kininase and kinin-like substance: Kinin yıkımı, vazodiltör
  • Leech Derived Tryptase inhibitör(LDTRI): Triptaz inhibitör
  • New leech protein-1: Kanın pıhtılaşmasını önler
  • Peptide B: Antimikrobiyaller
  • Piguamerin: Analjezik, antiinflamatuar
  • Piyatin: Nörotrofik
  • Platelet Activating Factor Antagonist (PAFA) : Antiinflamatuar ve antitrombotik
  • Saratin: Trombosit agregasyonunun önler.
  • Whitide: Kanın pıhtılaşmasını önler
  • Whitmanin: Kanın pıhtılaşmasını önler
  • Theromacin: Antimikrobiyaller
  • Theromyzin: Antimikrobiyaller
Tıbbi Sülük Tedavisi Nedir

Tıbbi Sülük Tedavisi Nedir?

Hastalıklarda tedavi edici özelliği bulunan ; Hirudo Verbana, Hirudo Medicinalis, Hirudo Orientalis, ve Hirudo Suluki türlerine ‘’ Tıbbi Sülük ‘’ denilir. Ülkemiz de en çok görülen cinsi Hirudo Verbana ‘dır. Sülük tedavisi, doğal ortamlarında yetiştirilmiş tıbbi sülüklerin insan vücudunda hastalığa göre veya şifa amaçlı belirli noktalara ( akupunktur noktaları ) tutturularak yapılan bir tedavi şeklidir. Tıbbi sülük tedavisi, sülüklerin tutundukları bölgeden kan emerek yeni kan akışının sağlanması, refleks uyarım ve en önemlisi de kan emerken vücuda verdikleri enzimlerin sistemik etkisiyle hastalığın tedavisinin amaçlandığı bir uygulamadır.

Tarihçe ; Şifacılar, antik çağlardan beri sülüklerin çeşitli hastalıklarda tedavi edici özelliğini keşfetmişler ve onlara özel bir ilgi göstermişlerdir. Sülük tedavisi ile ilgili ilk kaynaklar MÖ. 15. yüzyılda yaşamış Babil’li hekimlere kadar gitmektedir. Mısır, Pers, Çin, Hint, Avrupa ve Anadolu’nun en eski yazıtlarında hirudoterapiye rastlanmış, Galen (M.S. 130-201) ve İbn-i Sina’nın (M.S. 980-1037) tedavi protokollerinde yer almıştır. Tıbbi sülükler, Selçuklular ve Osmanlılar’da da hastalıkların tedavisinde yoğun bir şekilde kullanılmıştır. “Sülük bir şifa kaynağıdır” mealinde bir hadis-i şerifin olması, Müslüman toplumlarında sülük kullanımının popüler olmasını sağlamıştır. Amerikalı araştırmacı Roy Sawyer sülüklerin potansiyel tedavi edici etkilerini ortaya koyup dünyanın ilk modern sülük üretim çiftliğini (Biopharm – İngiltere) kurmuştur. Paris hastanelerinde 1830 yılında 5 milyon sülük kullanılmıştır.

Tarihte ve Günümüzde Tıbbi Sülük Tedavisi 

Günümüzde ise tıbbi sülük tedavisi en gelişmiş ülkeler dahil (ABD, Kanada, Almanya, Fransa, Hollanda, Rusya vb.) dünyanın birçok ülkesinde hastalıkların tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Amerika’da sülük tedavisi uygulayan hekimlerin kurduğu derneğin 1000′den fazla üyesi vardır. 2004′de Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) sülük tedavisini akredite etmiş ve (Avrupa’daki gibi) sülüklerin eczanelerde satılmasına izin vermiştir. Hirudo Medicinalis, Alman Tıbbi İlaçlar Kanunu’nun 2. maddesinin 1. bendi gereği ilaç olarak kabul edilmiş, daha sonra ilave edilen 4. madde ile de hazır tıbbi ilaç olarak tanımlanmıştır. Almanya’da 300′ü aşkın Hirudoterapi Kliniği vardır. Sadece Avrupa yılda 100 milyon sülük kullanmaktadır. Ülkemizde de Sağlık bakanlığınca kabul edilmiş 15 adet Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarından biridir.

Hacamatın Faydaları

Hacamatın Faydaları

  • Kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) büyüten kanı katılaştıran, dolaşımı bozan durağan (staz) kanını dışarıya çıkarır.
  • Kan ve dokulardaki asit, gaz ve toksinleri atar.
  • Ödemleri çözer.
  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Vücuda direnç kazandırır.
  • Kan üretimi ile görevli organları uyarır.
  • Beyin fonksiyonlarını canlandırır.
  • Ağrıları giderir.
  • Hastalıkları önler. Bel, boyun fıtığı, eklem ağrıları, baş ağrıları,dalak, karaciğer, kalp hastalıkları, psikolojik hastalıkların ve bunun gibi tüm hastalıkların tedavisinde yardımcı olur.
Hacamat Olacak Kişinin Dikkat Etmesi Gerekenler

Hacamat Olacak Kişinin Dikkat Etmesi Gerekenler

  • Hacamat aç karnına yaptırılmalıdır.
  • Bir gün öncesi bir gün sonrası cinsel perhiz uygulanmalıdır.
  • Hacamat yapıldığı gün aşırı su içilmemeli çay kahve azaltılmalı.
  • Acı,ekşi,tuzlu yemekten kaçınılmalı.
  • 48 saat hayvansal gıdalar yenmemelidir.
Hacamatın Hastalıklara Etkisi

Hacamatın Hastalıklara Etkisi

  1. Baş ağrısı,
  2. Migren,
  3. Bel ağrısı,
  4. Boyun ağrısı,
  5. Bel fıtığı,
  6. Boyun fıtığı,
  7. Romatizmal hastalıklar,
  8. Fibromyalji ,
  9. Kas Erimesi,
  10. Kemik erimesi,
  11. Kireçlenme,
  12. Kronik yorgunluk,
  13. Halsizlik, Uykusuzluk,
  14. Çok uyku isteği,
  15. Hafıza zayıflığı,
  16. Konsantrasyon eksikliği,
  17. Unutkanlık,
  18. Anksiyete (Sinirlilik),
  19. Depresyon,
  20. Görme bozukluğu (görme keskinliğinin azalması),
  21. Kalp hastalıkları,
  22. Hipertansiyon,
  23. Dolaşım bozukluğu,
  24. El ve ayak üşümesi,
  25. Diyabet,
  26. Diyabete bağlı gelişen rahatsızlıklar,
  27. Deri hastalıkları,
  28. Egzama,
  29. Alaca Hastalığı,
  30. Ürtiker (dabaz),
  31. Sedef,
  32. Kaşıntı
  33. Sivilce ve Akne
  34. Karaciğer rahatsızlıkları,
  35. Yüksek kolestrol,
  36. Astım,
  37. Nefes Darlığı,
  38. Bronşit,
  39. Hormonal rahatsızlılar,
  40. Adet düzensizliği,
  41. Ağrılı adet görme,
  42. Yavaş Metabolizma,
  43. Böbrek rahatsızlıkları
  44. İnfertilite (Kısırlık)
  45. Erken boşalma,
  46. İktidarsızlık,
  47. Sertleşmeme
  48. Alt ıslatma (Çocuk, Büyük),

ve daha nice hastalık….