Ağrı Tedavisinde Kupa Yöntemi

Kupa yöntemi ile ağrı tedavisi alternatif tedavi şekillerinden biridir. Kan dolaşımını iyileştirmeye yardımcı olan bu yöntem ağrıyı azaltmakla birlikte vücuda sayısız faydalar sunmaktadır. Vakumlu kupalar ile veya bir kupanın içine küçük bir ateş yaklaştırmak suretiyle ciltten kan alma yöntemi olan bu tedavi şekli damardan kan aldırma yönteminden tamamen farklı bir uygulamadır. Uygulandığı bölgelerin özelliği nedeniyle klasik, damardan kan aldırma yönteminden farklı etkileri vardır. Kupa tedavisinin yapıldığı bölgelerde bulunan akupunktur noktalarının da ciddi bir şekilde uyarılması sonucu bu farklı etkileri ortaya çıkmaktadır. Hangi araç ve metodla olursa olsun kan aldırma ile ilgili uygulamalar bir hekimin muayenesi ve tavsiyesi ile yapılmalıdır. Hekim tarafından uygun görüldükten sonra kupa tedavisi yapılacak bölgenin sterilizasyonu sağlanır. Ardından kupalar vakumlanarak kapatılır. Kısa bir süre vakumlama işlemi yapıldıktan sonra bölge bisturi ucu veya bir lansetle kanın çıkabileceği şekilde çizilir. Buraya tekrar kupalar vakumlanarak kapatılır. Bundan sonra kupaların içine kan dolmaya başlayacaktır. Hekimin uygun gördüğü ölçüde kan alma işlemi yapılmalıdır. 
Kupa tedavisi uygulanan bölgede mikrosirkülasyon artmakta dolaşım rahatlamaktadır. Kan ve dokulardan toksinlerin atılmasını sağlar.
Uygulamanın yapıldığı akupunktur bölgesinin özelliği ile alakalı olarak ilgili organlarda lenfatik drenajlar açılmış olur. Böylelikle o organların üzerindeki stres azalır. Akupunktur etkisi kupa yönteminin tedavi edici özelliğini açıklayabilmektedir. 
Klinik çalışmalar ile ispatlanmış bir faydası da vücudun ürettiği tabii kortizonun artmasıdır. Bu da tedavi sonrası ağrılı durumların azalmasını hatta ağrıların yok olmasını sağlamaktadır. 
Vücuttan kan çıkması nedeniyle yeni kan üretme mekanizmaları harekete geçmektedir.
Peygamber Efendimizin özellikle tavsiye ettiği bir uygulama olması nedeniyle Tıbbı nebevinin önemli tavsiyelerinden biri olan kupa tedavisi insanların ilgisini çekmekte ve yaptırmak isteyenlerin işi bilen ehil hekimleri bulmakta zorlandığı görülmektedir. Hadislerde pazar, pazartesi, salı ve perşembe günleri yapılması ve hicri ayın ikinci yarısındaki tek günlerde yapılması tavsiye edilmektedir. Bu nedenle sağlık için bir sünneti yapmak amacıyla yapılacaksa vaktine ve şartlarına riayet edilerek yaptırılmalıdır. Ancak hastalık durumunda ve tedavi amacıyla yapılacaksa vaktin önemi kalmamaktadır. Sadece tedavinin yapılacağı günlere riayet etmek uygun olabilir.
Kupa tedavisinden bir gün önce hayvansal gıda alınmamalıdır. Tuz kullanımını da aza indirmek gerekir. Ayrıca efor gerektiren eylemlerden de kaçınılmalı dinlenmiş bir vücuda yapılmalıdır. Uygulamanın yapıldığı gün de bunlara riayet edilmeli ayrıca sıcak banyo yapılmamalıdır. Süt ve süt ürünleri tüketilmemelidir. İşlem bittikten sonra birkaç saat bir şey yenilmemesi de önemlidir. 
Kupa tedavisini yaptırmaya karar veren mutlaka bir hekime danışmalı ve tedaviyi yaptırmasına mani bir durumunun olup olmadığı da irdelenmelidir. 60 yaşından büyüklere, ateşli hastalık sırasında, adet esnasında, çocuklara, kan hastalığı olanlara uygulanmaz.
Özellikle ilkbaharda yani Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarında yaptırılan kupa tedavisi çok faydalıdır.

Hacamat Nedir

Hacamat, deri altındaki birikmiş, damarda dolaşmayan, atıl kalmış, vücuda zararlı ve biriktiği noktada ilgili organa zarar veren pis kanın vücuttan dışarıya atılması işlemidir. Hacamat normal şartlarda damardan kan verme işlemi ile kıyaslanamaz. Kan verme işleminde vücudun kullandığı açık renkli temiz kan gider.  Hacamatla alınan kan ise pıhtılaşmış,  Jöle/Yoğurt  kıvamında, tamamen pis ve zararlı kandır. Bu pelteleşmiş pis kan;  kan özelliğini tamamen yitirmiş, vücudun artık ve kullanmadığı, damarda dolaşmayan, toksik maddeler içeren bir özelliktedir.

Aynı zamanda hacamat; Kan fazlalığının vücutta meydana getirdiği rahatsızlıkları gidermek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Kupa terapisi, vücudun belirli yerlerinden kan aldırmak suretiyle yapılır. Amaç sağlığı korumak ve çeşitli hastalıklardan kurtulmaktır. Tarihi milattan önceye dayanır. İslam tıbbında hacamatın yeri büyüktür. Zira Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir kaç hadisinde hacamatın önemini belirtmiştir.  

Hacamat tedavisinin temel prensibi, uygun noktalardan pıhtılar ve toksik maddeler vakumlanarak; kılcal damarlardaki tıkanıklıkları açma ve kirli kanın temizlenmesi işlemidir. Bu şekilde o bölgedeki organlara kan akışı düzenlenerek, organın hastalığının düzelmesinde etkili olacak, temiz ve düzenli kan dolaşımı sağlanmış olacaktır. Hacamat çok hızlı tesir gösterir, çok etkilidir. Eğitimli haccamlar tarafından yapılan hacamatın hiç bir yan etkisi olmaz.