İbn Abbas r.a.’dan, dedi ki: “Şifa üç şeydedir: Bir içim bal (şerbeti), kan alma aleti (neşter) ile (hacamat için) kesmek ve ateşle dağlamak. Ama ben ümmetime ateşle dağlamayı yasaklıyorum” deyip, hadisi Nebi’e merfu’ olarak zikretmiştir.

 Hadisi ayrıca el-Kumi, Leys’ten, o Mücahid’den, o İbn Abbas’tan, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den diye bal ve neşter vurmak hakkındaki kısmıyla rivayet etmiş bulunmaktadır.

Buhari 5680

İbn Buhayne r.a. şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Lahy-i cemel denilen yerde başının ortasından hacamat yaptırdı (kan aldırdı).

 

Buhari 1836

Bize Harun b. Ma’ruf ile Ebu’t-Tâhir rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr haber verdi. Ona da Bükeyr, ona da Âsim b. Ömer b. Katâde rivayet etmişki,

Câbir b, Abdillah Mukannai dolaşmış, sonra:

— Sen kan aldırmadıkça buradan ayrılmam. Çünkü ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i :

«Bunda şifâ vardır.» buyururken işittim, demiş.

Müslim 2205

Enes (r.a.)’den rivâyete göre:

“Rasûlullah (s.a.v.), başının arkasındaki iki yan damarından ve iki kürek kemiği arasından kan aldırmıştı. Rasûlullah (s.a.v.), ayın on yedi, on dokuz ve yirmi birinci günlerinde kan aldırırdı.”

Tirmizi 2051

İbn Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

Rasûlullah (s.a.v.), İsrâ ve Mîrâc gecesini anlattı. Meleklerden hangi guruba uğradıysa kendisine “Ümmetine kan aldırmayı emret” dediklerini bize aktardı.”

Tirmizi 2052

Ebû Hureyre’den rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v.):

“Sizin tedavi olduğunuz şeylerde hayırlı olan biri varsa o da kan aldırmadır” buyurmuştur.

Ebu Davud 3857

Ebu Kebşe el-Emmari, İbn sevban’a şöyle demiştir:

Nebi (s.a.v.) başından ve iki omuzu arasından kan aldırır ve (alınan kan’a işaret ederek):

“Kim (kendisinden) şu kanları (dışarı) akıtırsa, artık başka bir hastalık için bir başka yolla tedavi olmaması ona zarar vermez.” buyururdu.

Ebu Davud 3859